Bulunduğunuz sayfa: Ana Sayfa › Franz Liszt › Franz Liszt

Franz Liszt


1811 yılında Macaristan'da doğan Franz (Ferenc) Liszt olağanüstü piyanist, besteci, orkestra şefi, öğretmen, eleştirmen ve müzik yazarı olarak Romantik Döneme damgasını vurmuş çok önemli bir şahsiyettir.
          
En önemli piyano öğretmeni olan K.Czerny'nin ona kazandırdığı nitelikler,sanatçının gelecekte "piyano çalma sanatı"nda  yeni bir sayfa açmasına temel oluşturmuştur.

"Denizci için gemi, Arap için at ne ise, piyano da benim için odur" diyen Liszt'in piyano anlayışı  "orkestral"dir. Piyanoyu orkestra gibi görme, piyanodan orkestra tınısı elde etme isteği, "ilk modern virtüöz" olarak kabul edilen Liszt için olağandır. Rakhmaninov onun için "Gelmiş geçmiş piyanistlerin herhalde en büyüğüdür, gramofonun onun zamanında icat edilmemiş olması bizler için ne büyük kayıp" demiştir.

J.S.Bach'ın eserleri, Schubert'in lied'leri gibi pek çok eserin transkripsiyonlarını yaptı. Beethoven'in Senfonilerini piyanoya uyarladı.  Bu uyarlamalarındaki en çarpıcı özellik, Liszt'in orijinal içeriğe tamamıyla sadık kalması ve bu başyapıtlar karşısında büyük bir alçakgönüllülük sergilemesidir.    

Yoğun Romantik dönemin en önemli bestecilerinden olan Liszt, günümüze, müziğin her alanında 749 eser bırakmıştır. Tonal sistemin zincirlerini kırma yürekliliğini de gösterdiğinden,  II. Viyana Okulu kurucusu A.Schönberg  Liszt için şöyle  söylemiştir: "R.Wagner de dahil olmak üzere Franck, R.Strauss, Debussy, Ravel ve yeni Rus bestecileri, hepimiz varlığımızı ona borçluyuz".
              
Romantik piyano yazısında  Chopin'den, orkestralama konusunda Berlioz'den etkilendi. Büyük keman virtüözü Paganini'nin kemanda yaptığı virtüöziteyi piyanoda kapsamlı bir şekilde uyguladı.

Orkestra şefi olarak, tempolarda yaptığı rubatolarla Wagner'in dikkatini çekti. Weimar'da orkestra şefi olarak çalıştığı dönemde Wagner'in Lohengrin Operası'nın ilk temsilini yönetti.

Öğretmenliği, iki kuşak öğrenci yetiştirip, günümüze kadar gelen bir ekol yaratacak kadar önemlidir. Sanat hayatının yoğun trafiği ve öğrenci sayısının fazlalığı nedeniyle ilk  "master class" örnekleri Liszt'te görülür.

1847 yılında profesyonel konser hayatını bırakıp, yalnızca yardım konserleri gibi faaliyetlerde görülen Liszt, aynı yılın Haziran ve Temmuz aylarında İstanbul'da bir ay piyano yapımcısı M. Alexander Kommendinger'in Beyoğlu-Pera'da Nurüziya sokak, 19 numaradaki evinde kaldı.Liszt Kontes Marie d'Agoult'a yazdığı bir mektupta İstanbul'da geçirdiği günleri anlatır; Padişahın kendisini onurlandırdığını, yaptığı parasal lütufların  yanı sıra, son derece güzel, elmaslarla süslü altın bir kutu içinde birinci dereceden "İftihar Nişanı" ile taltif edildiğini, bu "Nişan"ın da pırıl pırıl taşlarla süslenmiş olduğunu, Sultan'ın kendisini bu derece yakından tanımış, mesleki durumunu böyle derinliğine öğrenmiş olmasının kendisini çok şaşırttığını anlatır. Bu ziyaretin günümüze en önemli yansıması, Liszt'in ülkemizde Macar Tevfik Bey, H.Hegyei Bey gibi birçok öğrenci yetiştirmesi ve onlardan günümüze kadar gelen ekolün, müzik hayatımıza girmesidir.  

Liszt, hayatının bir döneminde (1865-1869) kiliseyle ilgilendi. "Ayin yönetme" ve "günah çıkarma" dışında görevler yapan bir papaz olmaya karar verdi. (Bu döneminde yazdığı eserlerin başlıkları bunu yansıtır). Dünya nimetlerinden elini ayağını çeken, müzik evreninin bu eşsiz Don Juan'ı yine ani bir kararla bu kimliği bırakıp eski yaşamına döndü.

Liszt'in   son piyano konseri, Londra'da Windsor Şatosu'nda Kraliçe Victoria'nın huzurunda oldu ve bu konserle icra  hayatı  noktalandı.
       
1886'da kızı Cosima'nın çağrısı üzerine Bayreuth'a giderken zatürreeye yakalandı. Bayreuth'da, Wagner'in çok sevdiği operalarından Parsifal ve Tristan'ın temsillerini izledikten sonra bir daha kalkmamak üzere yatağa düştü ve 31 Temmuz 1886'da bu dünyaya veda etti.
D.A.

*** D. Xardel'in "İdil Biret" kitabından alıntı yapılmıştır.